Archive for Temmuz, 2008

Elde Olmayana Şükretmek

Go get Adobe Flash Player!

Sadece elde olana değil, olmasını dilediklerimize de –şimdiden- şükretmek; duyumsayarak… Teşekkürlerimizi göndermek Yaradan’a… Daha bir inanç kokan şükre sahip olmak böylece…

 

Verilene herkes teşekkür eder; en azından etmesi gerektiğini bilir… Ama verilmeden minneti göstermek ve duyumsamak, Yaradan’ın varlığına ve lütufkârlığına duyulan inancın daha net göstergesidir…

 

Arzumuza, henüz yaşamımıza sunulmadan, şükür duymanın  diğer bir güzel yönü de, arzumuzun hayatımıza akışını hızlandırmasıdır… Henüz sahip olunmayan nimete yürekten/derinden, tam bir ihlasla edilen şükrü karşılıksız bırakır mı dersiniz Yaradan..?

 

Hem, kazanım öncesinde edilen şükür, kazanım gerçekleştikten sonra edilmesi gereken şükrün provası gibidir… Böylelikle dileğimize kavuştuktan sonra  daha bir kolay ve layığıyla şükredebiliriz ki bu, Allah’ın hoşuna gidebilecek ayrı bir unsurdur…

 

Hadi; şimdiden şükretmeye başlayalım isteklerimiz için Allah’a…

 

(Bu yazıyı okuduğunuz ve birbirinden güzel ve farklı görüşlerinizi paylaştığınız için size teşekkürlerimi ve bu durumu yaratan Allah’a şükranlarımı yolluyorum.)
.

Tüm İnananların Miraç Kandili Kutlu Olsun!

10 yorum yapıldı.siz de yorumlayın Temmuz 29th, 2008

Zulme Boyun Eğmek

Go get Adobe Flash Player!

Kendimize haksızlık/zulüm edilmesine izin vermek/boyun eğmek; zulmedenin, üzerine çıktığı idam sehpasına tekme atmaktır…

Yalnızca kendimizi korumak amacıyla değil; zulmedeni, zulmetmenin sonuçlarından korumak için de, zulme, havaya kaldırdığımız elimizle dur demeliyiz…

Zulme boyun eğmek; zulmedene zulmetmektir… Ve zulmedenin, kazandığı zaferin etkisi ile başkalarına zulmetmesine de daha baştan zemin hazırlamaktır…

Bu haksızlıkları bana yapmana ve kendine zulmetmene izin veremem… Hayatına, daha fazla musibet tohumları ekmene razı olamam… Seni, Yaradan’dan ötürü, halâ seviyorum ve etme-bulma yasasının çarklarına takılı kalarak mahvoluşunu izlemek istemiyorum…
………………………………. 
zulüm: bu kavramı, en geniş anlamı ile kullandım… dedikodu, yalan, iftira, tehdit vs. de, birer zulüm aracı olarak kullanılabilir…

7 yorum yapıldı.siz de yorumlayın Temmuz 20th, 2008

Merhamet

Go get Adobe Flash Player!

Merhametimi ve adaletli yaklaşımımı hep bir zayıflık emaresi olarak algıladın ve zaafiyetime yordun… Verdiklerimi, vermek istediklerimi teptin böylece; daha fazlasını kaybetmemek için daha azına razı olduğum sonucunu çıkardın… Ama samimiydim, son derece samimi; bunu anlayamayacak kadar da mı tanımamıştın beni..?

Belki de haklıydın -gösterdiğim merhamet ve adaleti- zaafiyetime yormakla; zor bir anımızda böyle bir tutum/içerisinde yer almam/sergilemem, duygu ve düşüncelerimdeki samimiyetin ciddiyetine ilişkin herkeste şüphe yaratabilirdi… Bu yüzdendir ki belki de merhameti ve adaleti -senin de içinde yer aldığın meşakkatli zamanlarda- göstermemek gerek başkalarına; çaresiz olduğun ya da daha fazla ziyana uğramamak için yaptığın şeklinde algılanıyor çünkü…

Fakat ne kadar ahlâkî ve hakka uygun; senin, kendi tutum ve stratejine benim -güya- zaafiyetime göre yön vermen…

Gerçi her zaman “duruma göre hareket eden” veya senin deyişinle “davula göre meçik vuran” bir yapıdaydın… Buna şaşırmamam gerek ama şaşırıyorum işte… Onca yılın ve yaşanmışlığın ardına “stratejik davranmana” şaşırıyor ve üzülüyorum; “hiç mi değeri yoktu o yılların” diyorum gözlerim nemlenerek…

Artık tümüyle bir kenara bıraktım seni düşünmeyi… Allah’ın adaletine ve merhametine teslim ettim her şeyi…

Hem biliyor musun; belki de sen değildin bu süreçteki fedakârlıklarımı reddeden; Allah idi diye düşünüyorum… Benim tam bir ihlasla sunduklarımı senin zaafiyet olarak görmeni ve buna göre hareket edecek olmanı bilen Allah, seni şaşırtarak engel oldu vermek istediklerime; bunu hak etmiyordun -belki de- O’nun gözünde ve bozuk niyetinle kurbanı oldun kendinin, kendi ellerinin… Zulmettin kendine belki!

Belki…

Belki de…

Göreceğiz!

—————————

Ademoğlu’nun taşıdığı -sınırlı ve ufku dar- merhamet, maraz doğurur çoğunlukla… Oysa ki; geçmiş, şimdi ve geleceğe aynı anda hakim olan ve sinelerin özünü bilen hikmetli Allah’ın merhameti çok daha gerçekçi ve daha hayırlıdır…!

Kim bilir belki de merhamet etmeye hiç cüret etmemek, bu işi tamamıyla Yaradan’a bırakmak yahut merhamet etmeyi karşı tarafın “merhamet isteğine” bağlamak gerek… 

not:tatil devam ediyor… teşekkür ederim ilginize..!

7 yorum yapıldı.siz de yorumlayın Temmuz 15th, 2008

Previous Posts


Takvim

Temmuz 2008
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Haz   Ağu »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

Aylara Göre Yazılar

Kategorilere Göre Yazılar



Clicky Web Analytics