Mucize Dediğin
Temmuz 2nd, 2008
Yazının Yer Aldığı Kategori: Alıntı

“Rasgele patikalar ve duvarlar gibi gözüken bu yapılar, yukarıdan, daha kapsamlı bir perspektiften bakıldığında, çok ileri ve karmaşık bir otoyol sistemleri bileşimi olarak ortaya çıkıyor. Bunlar zengin bir uygarlığın temelinde var olmuş şeyler.
Mesele aslında şu; bir şeylere daha yüksek perspektiften baktığında, birbiriyle ilgisiz sandığın şeylerin aslında bağlantılı olduğunu görebiliyorsun. Bence bu bir mucize. Çünkü bak, mucize dediğin, baktığın şeyleri farklı bir biçimde görmeni sağlayan zihinsel bir değişimden başka bir şey değil. Bu tepeye çıkmakla, her şeyi yerdeyken olduğundan daha farklı görüyorsun. Hayatını yeni açılardan görmeye sürekli açık olduğun zaman, oluşmaktaki mucizeleri de görebilirsin. Ne kadar açık olursan, o kadar fazla, hayatın süresince karşılaştığın görünüşte ilgisiz şeylerin aslında çok daha geniş ve tutarlı bir sistemin parçaları olduğunu fark ediyorsun. İşte ben bunu mucize sayıyorum.”
Ermiş, Sörfçü ve Patron (sf: 112-113 )
(Robin Sharma)
Yazının Yer Aldığı Kategori: Alıntı
20 Yorum Yapıldı Siz de yorumlayın
1. HErgun-Since-1983&hellip | Temmuz 2nd, 2008 at 5:11 pm
Bizler insanoğlu olarak hep gördüklerimize göre hükümler verirken sahnenin arkasını görmeye çalışmıyoruz. Mucizeleri görmek için biraz sabır ve biraz da cesaretle tepeye tırmanmamız gerekli.
Bu arada bu yazınızın resmini de daha iki gün önce dayıoğlunun bilgisayarında görmüştüm. Hoş bir kare yakalamış fotoğrafçı.
Vesselam..
2. e.d.&hellip | Temmuz 2nd, 2008 at 5:29 pm
sanirim bu paragrafta anlatilan sey tarafsizlikla da alakali bi sey. yani insan yasadigi olaylara, sahit oldugu anlara ne kadar tarafsiz bakabilirse o kadar cok sey gorebilir.
eger herseyin kendi etrafimizda dondugunu dusunup de kisir ve sig dusunceleri benimsersek, biz de ayni olcude dar kalipli fikirlerle yasamak zorunda kaliriz. bu da yazarin kelimesiyle; “mucize”den fersah fersah uzak olmus oluyor..
bakislar genis, fikirler hur, zihniyet yeniliklere acik olmali her zaman. aksi taktirde kapali kapilar arkasinda, isiktan korkar vaziyette, dis dunyadan bihaber yasamak zorunda kaliriz.. hayati geriden takip ederiz hep..
sevgilerle..
3. Arzu-hal&hellip | Temmuz 2nd, 2008 at 7:49 pm
Esasen mucize kelimesi yanlış kullanılıyor. Mucize sadece peygamberlere verilen bir özellik olup, onu da kendi istedikleri zaman değil, Allah’ın izniyle yapabilirler. Diğer insanlardan meydana gelen olağanüstü olaylara farklı isimler verilir. Keramet, istidrac, ihânet gibi. Son ikisi küfrü ve isyanı açık olan kişilerden zuhur eden olağanüstü hallerdir. Mesela Firavun’un 400 sene yaşayıp hiç baş ağrısı görmemesi bir istidrac, Müseylemetül Kezzab’ın - Ben nebiyim ve nübüvvetime şu keçi şahitlik edecek. demesi üzerine, keçinin -Sen yalancı mel’unsun, demesi ihânettir.
4. zehra&hellip | Temmuz 3rd, 2008 at 11:29 am
regaib kandiliniz mubarek olsun dualarda buluşalım:)
nihat demirkol: tüm dualarım sizinle Zehra (hani evleniyorsun ya )
Bu arada ne güzel; üç aylar ın içinde bir tarihte evleniorsunuz
herhalde bu kısmı plânlamamıştınız…
Sevgiyle..!
5. kuaybe&hellip | Temmuz 3rd, 2008 at 6:23 pm
@Arzu-hal: dedikleriniz doğru olmakla beraber türkçemizde bazı kelimeleri zamanla anlamı dışında kullanılması rastlanan bişey değilmidir?
olağan üstü olay = yani bu olayları Allahın sonsuz kudretinden bildikten sonra kelimelere takılmak biraz …….. işte yaa anlatamadım . derslerim var büte çalışıyorum bu gece burayı gören herkes =) bana dua eder inş.yoksa okulu bırakcam durum ciddi yani …
ayrıca buda nihat abiye: görünüşte tevafuki (tesadüfe not düşer şimdi arzu-hal=)) bir durum olsada sizi Allah gönderdi!:)
6. Abds'in&hellip | Temmuz 3rd, 2008 at 9:15 pm
Kandiliniz mübarek olsun.Allah hepimizi rahmetiyle ödüllendirsin inşallah.
(yazınızı henüz okumadım.daha sonra okuyup yorumumu ayrıyetten yazacağım inşallah.)
7. E. Ali&hellip | Temmuz 3rd, 2008 at 11:48 pm
Kuaybe mucize hakkında öyle diyor ama üzerinde ciddi olarak düşünülmesi gerekiyor.. Türkçemize değişik bir şekilde girmiş yerleşmiş denemez.
Mesela yaratmak: Allaha mahsustur ama “sen sorun yaratıyorsun” derken ve benzeri kullanımlarında “yaratmak” fiili Türkçemizde bu manalarda iyice yerleşmiş. Zaten tamamen Türkçe bir kelime.
Mucize ise farklı. Aynı şekilde yerleşmiş değil. Ben de dikkat ediyorum. Mucize yerine “mucizevî” demeye özen gösteririm. Belki bu da yanlış oluyordur.
Yine de tabi insanların niyeti Allahın mucizelerini kastetmek olmadığından dolayı, bu kelimeyi kullananlarda bir vebal yoktur belki. En iyisini Allah bilir.
Olağanüstü veya doğa üstü güçlere ait gibi bir anlamda kullanılmışsa o olaylara mucize denmeyecekse ne denilecek? Alternatif bir kelime bulmak gerekir.
Tam anlamıyla imkansız bir şeyin beklenmeyen, bilinmeyen, anlaşılamayan bir şekilde gerçekleşip olmasına insanlar mucize diyor. ingilizcede bu gibi manalarda sık kullanılır (Miracle)…
Bu durumda, muzice kelimesi peygamberlerin özel bir şeyi ise, bizim başka bir kelime bulup kullanmamız gerekir. Ya da mucizeyi kendi düşündüğümüz anlamda kullanmak zorundayız.
Ya da ingilizcesini kullanmalıyız.
Bugün (şimdi) Receb ayının ilk Cuma gecesi…
Regaib kandili cümlemize mübarek olsun.
Yazı parçasına gelince: (ben mucizevi diyorum)
Kurtuluş savaşımıza “yukardan” bakarsak (yani o sürecin tümünü şimdi görür gibi ele alabiliyoruz; çünkü geçmişte kaldı) gerçekten mucizevidir. insanın aklı almıyor. imkansız çok şey başarılmış.
Kendi hayatımızda yaşadığımız bazı süreçler vardır ki daha sonra o sürecin tümüne baktığımızda aklımızın mantığımızın bir yere koyamadığı başarılar veya hüsranlar görürüz. “mucize kabilinden olaylar”
Bunları anlatırken mucize kelimesinden başka bir kelime bulamadığımız için mucize veya mucizevi diyoruz.
Bazen anlatımı uzatmamak için en etkili kelimeleri kullanırız herkes kolaylıkla ne demek istediğimizi anlar. Mucize kelimesi de anlatımı kolaylaştırmak için sığındığımız kelimelerden biri…
Adı gibi bir iş başarıyor.
8. Arzu-hal&hellip | Temmuz 4th, 2008 at 12:37 pm
Mucize kelimesinin kullanılmamasında kararlıyım.
Erdal beyin verdiği örneklere bakarsak. Mesela bazı savaşların kazanılmasını, Allah’ın nusreti olarak görüyorum.
Mucize yerine olağanüstü, enteresan, belki ilginç kelimeleri kullanılabilir. Ya da üstteki yorumumda ki kelimeler. Olayın kimden zuhur ettiğine bağlı.
Meunet kelimesi kullanılabilir belki bazı durumlarda. Daha önce ki yorumumdaki kelimelerden farkı, bunun ameli ve ahlakı güzel olan, mümin kişilerden zuhur eden hallerden olması. Fakat bir farkı vardır. Belirli bir iddiaya dayanmadan olması gerekiyor. Mesela savaşların kazanılması gibi veya bir tehlikeyi kazasız atlatmak gibi, rızkın kolayca temini gibi.
9. Nihat Demirkol&hellip | Temmuz 4th, 2008 at 3:05 pm
Özellikle Arzu-Hal’e:
Yazar diyor ki: mucize dediğin, baktığın şeyleri farklı bir biçimde görmeni sağlayan zihinsel bir değişimden başka bir şey değil.
Hadi olağanüstü, enteresan ya da mucizevî bir şey ortaya koyalım
ve bu yazıya farklı bir açıdan bakalım, farklı bir şeyler görelim bu yazıda…
Mucizevî/ilginç/enteresan/olağanüstü (ne ise artık) bir şeyler bekliyorum sizlerden
10. Ay-sima&hellip | Temmuz 4th, 2008 at 3:55 pm
Aslında, peygamberler mucize gösterirler mucize ise insanların benzerini yapmaktan aciz bırakan, güçsüz kılan, karşı konulmaz, meydan okuma üslubuyla zuhur eden harikulade olay, bu nübüvvet olayını ispatlamak için gösteriliyor.Herne kadar peygamberin elinden çıksada gerçekte ALLAH’u Tealanın fiilidir.Peygamberin mucizesi denmesi ise mecazidir.
Genelde bir yalanlama veya inkardan sonra medana gelir. İnsanoglunun aciz kaldıgı bir olay türünden gerçekleşmesi gerekir.
Buradaki olaya bakınca bizim kendi bakışımıza göre yargılamamız var ve olayın diger boyutunu göremiyoruz, her şeyi ayarlayan Mevla Teala bize bazen olayın diger boyutlarını sunuyor maneviyatımızı açıyor ve bizde aslında degerlendirmelerimizin kasur, kusurlu eksik oldugunu görüyoruz.
Her şeyde bir düzen var bize o göremedigimiz bakış açısını da sunan Rabbimiz artık adına siz ne derseniz deyin…
Selam ve dua ile
11. E. Ali&hellip | Temmuz 4th, 2008 at 5:15 pm
Ben mucizevî diyordum ya araştırdım o da yanlışmış. Benim kastettiğim manada “mucizevârî” demem gerekiyormuş. “Nuzice gibi” anlamına geliyor. “Mucize gibi” de denebilir.
Yazıdaki “mucize” kelimesinin yerine ne kullanılabilir şimdilik bir fikrim yok.
Türk dil kurumu bu kelime halk arasında nasıl kullanılıyor açıklamış aşağıya kopyalıyorum. bozuk çıkmaz inşallah.
mucize
isim, din b. (***) (mu:cize) Arapça mu¤cize
1 . Peygamberlerin kendilerine inanmayan insanlara peygamberliklerini ispat etmek amacıyla Allah’ın iznine bağlı olarak gösterdikleri olağanüstü olaylar, hâller, tansık.
2 . İnsanları hayran bırakan, tabiatüstü sayılan olay:
“Onca hayhuy arasında, gündeliğin olağan mucizelerini iyiden iyiye unutmuştu.”- M. Mungan.
3 . İnsan aklının alamayacağı olay:
“Şırınga nasılsa umduğumdan çok daha iyi bir tesir yaptı ve zavallı Hacı Ömer, bunu benim bir mucizem gibi gördü.”- R. N. Güntekin.
4 . sıfat, mecaz Olağanüstü, şaşırtıcı:
“Onların aşkı ve evlilikleri zaten bir mucize değil miydi?”- T. Buğra.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
mucize göstermek mucize kabilinden
12. mikado&hellip | Temmuz 4th, 2008 at 6:09 pm
O hâlde bize normal gelen çoğu şeyin aslında mucize olduğuna inanarak ve yaşadığımız her şeyi birbiriyle ilişkilendirerek şaşırtıcı sonuçlarını beklememiz gerek. özümsemek gerek,
bugün kahvaltı yaparken acelem yoktu, midemi doldurayım diye de düşünmeden sadece yediğim şeylerin tadına odaklanarak yiyince daha az şeyle doyduğumu farkettim. çevremizde olup biten her şeyi böyle doyumuna ulaşarak, farkına vararak yaşarsak, en azından sıhhatli olmamızın ne büyük nimet olduğunun hastalanmadan önce farkında olursak diğer şeylere şükretmemiz kolaylaşır.
nihat demirkol: hoşgeldin Mikado..! Senin bir bloğun vardı de mi; eğer bildiğim Mikado isen
Söylediklerine katılıyorum (şimdi fikrimi açamasam da)
Teşekkürler!
13. Arzu-hal&hellip | Temmuz 4th, 2008 at 7:31 pm
Benim yorumum genel olarak mucize kelimesini yanlış yerlerde kullandığımızla ilgiliydi. Yani yazının biraz dışına çıktım sanırım. Yazıda geçen mucizeden kasıt nedir bilemiyorum. Bunu anlayabilmek için belki kitabın tamamını okumak gerekir. Çünkü bu bölümden birşey anlaşılmıyor. Yazıya göre eğer bildiğimiz mucizeden bahsediliyorsa, evet bir mucizeye şahit olan kişilerin hayatları bir anda bambaşka olabilir. Olaylara daha geniş açılardan bakabilir. Buna en büyük kanıt şuan sizsiniz. NAsıl mı? Çünkü Kur’an-ı Kerim okuyorsunuz.
Bazen inanamıyorum. Hergün elimle bir mucizeye dokunduğuma.
14. Arzu-hal&hellip | Temmuz 5th, 2008 at 11:19 am
Arzu-hal’e,
Başkalarından farklı düşünüyorsan yorum yazmayacaksın. Sonra herkes senin yazılarına cevap veriyor, konunun dışına çıkılıyor.
Site sahibi.
15. Abds'in&hellip | Temmuz 6th, 2008 at 9:52 am
Yazı biraz fazla mı felsefi yoksa bende mi sorun var…
Neyse anladığım kadarıyla bir şeyler yazayım.
İnsan olaylar/olgular arasında ilişki kurmak istediğinde kapasitesini zorlamalıdır.Çünkü herşey bizim gördüğümüz kadarı değil.
Sanırım Kur’an’da okumuştum.Evet evet şimdi hatırladım.Kur’anda bir surede geçiyordu.
Hızır ile bir peygamber (Sanırım hz. İsa idi) yolculuğa çıkıyorlar.Hızır yolda bir çocuğu öldürüyor.Ve başkaca şeyler de yapıyor.Görünüşte zararlı olduğunu düşünebileceğimiz birşeyler yapıyor.Ardından bunları neden yaptığını anlatıyor ki insan bu olayların sebebini duyduğunda gerçekten çok şaşırıyor.Misal; çocuğu öldürmesinin sebebi büyüdüğünde zalim bir hükümdar olması imiş.Anne-babasına ve diğer insanlara (içinde bulunduğu topluma) zarar verecekmiş ki Allah’ın emri ile Hızır onu öldürmüş.
Olaylar eğer bizim gördüğümüz yönüyle kalsaydı hayat çok basit olurdu.Hayat basit değil.Olaylar/olgular zinciri hayat ve bu halkalar öyle bir bağlantı ile birleştirilmiş ki bazen anlamak çok güç oluyor.
nihat demirkol: yorumunun başında anlamadığın hissinde olduğunu söylemişin ama verdiğin örnekle birlikte gayet iyi anlamışın Kayra; yani benim anladığım şekli ile
Anlattığın hikayeyi ben de okumuştum; ayrıntılarını unutsam da… Ve evet, yazının ana temasını tam destekleyen bir hikaye oldu bu! (nerde okuduğumu hatırlarsam alıp da ekleyeyim buraya; ama Kur’an-ı Kerim de geçmediğini zannediyorum)
Çok teşekkürler!
16. Ay-sima&hellip | Temmuz 6th, 2008 at 12:33 pm
Arkadaşlar kehf suresinde bu anlattıgınız hızır as. musa as. araında geçen olay oradan faydalanabilirsiniz
nihat demirkol: teşekkürler ay-sima!
17. Arzu-hal&hellip | Temmuz 6th, 2008 at 2:19 pm
Sevgili Abdüsselam;
Bu yazıyı ve yorumunu okuyabilirsin. Özellikle yorumu.
http://arzu-hal.blogspot.com/2008/05/kiihatasn-her-zaman-kendisi-dzeltemez.html
18. Abds'in&hellip | Temmuz 6th, 2008 at 10:25 pm
Bağlantıya tıkladım ve çıkan yazıyı da yorumu da okudum.Çok sağolun.Tekrardan hatırladım o güzel kelamları…
19. fz&hellip | Temmuz 7th, 2008 at 1:58 pm
İlk çalıştığım okul bir özel okuldu ve orada “bilim danışmanı” olarak görev yapan, fikirlerine ve dünyaya bakış açısına hayranlık duyduğum bir abimiz görev yapıyordu. Esas mesleği bilgisayar mühendisliği idi yanılmıyorsam ve Tübitak’tan emekli olmuştu… Bir sohbetimizde bana, öğrencilere olaylara o mekan, o zaman ya da “o an” boyutuyla değil de, yukarılardan, yükseklerden bakmaları gerektiğini aşılamamız gerektiğini anlatmıştı. Böylece sorunlarına tepeden bakarak, diğer olaylarla ilişkilendirecekler, ve aslında küçük ya da önemsiz olarak algılayıp büyütmeyeceklerdi… Ya da tam tersi, önemsiz gördükleri olayların aslında belki kelebek etkisi gibi zincirleme diğer olayları tetikleyebileceğini hissedip –farkına varıp– önemseyeceklerdi… Aynı bakış açısıyla, varlıklarının evrende bir noktadan ibaret olduğunu hissedip küçülecekler –gurur boyutuyla olabilir– ya da bir noktanın bile evrende ne denli büyük öneme sahip olduğunu hissedip ona göre yeşeyeceklerdı… O dönem çok fazla ehemmiyet vermesem de, belki de ben de yavaş yavaş kendi içimde uygulamaya çalışıyorum…Böylece sorunlarım gözümde küçülüyor.
nihat demirkol: anlattıklarınla ve de konuyla dolaylı olarak ilgili ama, bir söz geldi aklıma: önemli ya da önemsiz iş/meslek yoktur… Esas olan o işin/mesleğin ne kadar iyi ya da kötü yapıldığıdır… Ve bizler de işimizi -ne tür bir iş olursa olsun- ne kadar iyi yapıp yapmadığımıza göre yargılanacağız (bu dünya da ve ahrette)
Anlattığın şeyler, eğitimde çok çok önemli fz… Bunun yanında mesleklere karşı bir bakış açısı kazandırmak için de öğrencilere; senin anlattıklarınla, benim yer verdiğim açıklama birleştirilerek verilirse, harkulade nitelikte öğrenciler çıkar ortaya…
Çok teşekkürler…
20. darkspy&hellip | Temmuz 10th, 2008 at 12:22 pm
Mucize hiç beklemediğim olmazları olur kılandır…
Görebilirsem eğer mucizedir göremiyorsam benden uzak bir tını sadece…duyarım ama gerçekliği üzerinde tartışırım…
Yorum Yazın
İzin Verilen Bazı HTML Kodları:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>
Trackback this post | Subscribe to the comments via RSS Feed