İnanma Yolunda

“İnanma yolunda ilk adımı atın; merdivenin tamamını görmeniz gerekmiyor… sadece ilk adımı atın ve gerisi için kendinize ve Allah’a güvenin” (Martin Luther JR. King)
Harekete geçmek ya da ilk adımı atmak için, nesnel olanakları gözden geçiriyoruz hep; başaracağımıza dair içimizde inanç oluşabilmesi için, illa ki beş duyumuza hitap eden bir takım delillerin olması gerekiyor elimizde/etrafımızda… Yaş tahtaya basmak istemiyor, sağlam hareket etmek ve daha baştan güvenceye almak istiyoruz sonucu… Ama bilmiyoruz ki aslında tahtanın en yaşına basıyoruz ve (belki de) bu yüzden çok fazla büyüyemiyoruz!
Garanticiyiz, korkuyoruz… Risk(ler)i göze alamıyor, (sadece) inançla yola çıkamıyoruz!
Harekete geçmemiz ve istediğimiz şeyi hayatımıza çekebilmemiz için elimizde hiçbir (maddi) varlığın/olanağın/gerçekliğin olması gerekmiyor. Elde var sıfırken ama içimizdeki sonuca dair güçlü ve yıkılmaz inançla kendimize start verip, o inancı da her adım da koruyarak (ama yıkılmalarımızı ve başarısızlıklarımızı yenilgi kabul etmeyerek) başarıyla kucaklaşmak çok mümkün!
İş kurmak için sermaye, çocuğumuzun matematik zekası olduğuna karar vermek için birkaç matematik problemini çözmesi vs. gerekiyor olumlu düşünüp, inanabilmemiz ve devinim yaratabilmemiz için!
Nasıl da yanılıyoruz!

İçimizde, ortada öyle hareket etmemizi gerektiren hiçbir elle tutulur etken yokken bile, tabiri caizse isteğimize göre kuru kuruya oluşturduğumuz ve zamanla tüm hücrelerimize işlemesini sağladığımız bir inançla, her şeyi yapmamız ve de (isteğimiz yönünde) tersine çevirmemiz mümkün!
Tüm benliğimizi sarmış ve içinde hiçbir şüphe barındırmayan (sevgiyle beslediğimiz) bir inanç, olmasını istediğimiz şeyin her zerresine hızla nüfuz ederek, kendine uygun değişikliği onun üzerinde yaratır ve kendini duyumsayan kişiye hizmet etmek için, hayattaki tüm şartları kendine yönlendirir…
İnanması ne kadar zor değil mi? Fakat inanın… Hayatınızda olmayana inanın… Ona ulaşabilmeniz, onun size gelmesi için fiziksel koşullardan ya da başka deyişle sebeplerden çekin gözlerinizi… Sade ve sadece (güçlü şekilde) inanın ve bilin ki, istediğimiz şeyi bize getirecek asıl sebep içimizde: İNANMAK… Yaradan, zaten yürekten ve derinden inanmanızı da bir sebep kabul ederek, istediğiniz şeyi size sunacaktır…
not: bu kadarlık kısmını bir hafta kadar önce yazdığım yazımı devam ettirmek niyetinde idim ama aradan geçen zaman, konuya kendimi vermemi zorlaştırdı… bugün ki işi bugün bitirmeli demek ki… ama, tamamlayıcı olması açısından, alininsitesi.com‘a dün yazdığım bu yorumu okuyabilirsiniz
4 yorum yapıldı.siz de yorumlayın Ekim 19th, 2008

