Posts filed under 'Din'

İnanmak Anahtardır

Go get Adobe Flash Player!

(müzik eşliğinde oku)

Bazı şeyleri hayatımızda inanarak var ederiz; beklenen/imgelerimizde yaşayan sevgilinin, evin, mesleğin vs. bir müddet sonra yaşamımızda belirmesi gibi…

Bazı şeylerin ise varlığı, inansak da inanmasak da, bizim dışımızda mevcuttur; hiç görmemiş ve dokunmamış olsak da Avustralya diye bir kıta ve (tek bir) Tanrı vardır; bu noktada ise inanmak, inandığımız şeyin varlığına ulaşmamızı, mevcudiyetini keşfetmemizi kolaylaştırır… “Yok” dedikten sonra Avustralya Kıtası ve (tek) Tanrı, (bu hayat boyunca) varlığını bizimle kolay kolay paylaşmayacaktır…

İNANMAK, -kendini kandırmak şeklinde başlasa bile- var olan ama dokunup, işitip, göremediğimiz şeyin kapılarını açan bir ANAHTARDIR…

Koşulsuz inanmak zorundayız; o zaman göreceğiz ki, artık anahtar elimizde olduğundan ve bambaşka açılardan bakmayı öğrenip, kabullenici yaklaşarak gerçeği ötelemeyi reddettiğimizden; sır perdeleri teker teker açılacaktır…

İnanmak için delil bekleyenler, belki de gerçeği hiç yakalamayacaklar; oysa ki deliller insanın önünde, “sadece inan” dıktan sonra beliriyor; yeter ki “hani delil!” diye acele edilmesin ve şüpheci yaklaşılmasın! 

……………….

Blog arkadaşım wedaw, namı diğer cii ya da yeni adı ile wuuwww, bu yazısına yazdığım bu yoruma, bu yorum ile, imalı bir gönderme yaparak cevap vermiş… Ben de bana verdiği cevaba verdiğim cevabı yeniden yorum olarak eklemeyip yazı yaptım… Buyursun kendisi ve herkes burdan okusun!

9 yorum yapıldı.siz de yorumlayın Ekim 5th, 2008

Dua Ederken…

Go get Adobe Flash Player!

(müzik eşliğinde oku: dido)

Dua ederken ya da Allah’a bir dileğimizi iletirken düştüğümüz bir hata var; Allah tan bir güzelliği/iyiliği/değeri istemenin karşısında, başka bir değerimizden vazgeçtiğimizi/ vazgeçebileceğimizi de duamıza/dileğimize katmamız:

–(Allah’ım) Çocuğum bu hastalıktan kurtulsun da, tek bütün mal varlığımız giderse gitsin. (çocuk iyileşir ama bu arada  mal varlığı da tamamen  gitmiştir)

–Sevdiğime varayım da; istersem acımdan öleyim… (sevilene kavuşulur ancak söylenildiği gibi açlık da, yeni hayatın acı bir gerçeğidir artık)

Neden bir şeyi isterken başka bir şeyden de vazgeçebileceğimizi söylüyoruz acaba; çaresizliğimizden mi, Yaradan’ın vermemesinden endişe edip, vermesini kolaylaştırmak için mi, yoksa aslında o kaybı yaşamamız gerekiyor da ruhumuz, içinde yer aldığımız çaresizliğimizi buna sebep mi kılıyor?

Oysa ki gerek yok; hiç gerek yok başka bir değerimizi, dileğimiz karşısında feda etmeye; Yaradan zaten -verecekse- verir ki!

Dua ederken ya da Allah’a bir dileğimizi iletirken düştüğümüz İKİNCİ bir hata daha var; Allah’tan, içinde bulunduğumuz fena durumdan bizi kurtarmasını dilerken, başka bir fena durumu, içinde yer aldığımız ya da içinden çıktığımız fena duruma tercih etmemiz:

Eski kocasının sorumsuzluğundan canı çok yanmış kadın: tek evine baksın da yeniden evleneceğim kişi; isterse sövsün, dövsün (Allah bu duasına icabet etmiştir)

Evinde yaşadığı hanımın (ve diğer tüm hanımların) nefsinden murat istemesinden bıkan Yusuf Peygamber: “Ey Rabbim, zindan bana bunların davet ettikleri işten daha sevimlidir. Eğer sen bu kadınların tuzaklarını benden uzaklaştırmazsan, ben onların sevdasına düşer, cahillerden olurum (Yusuf/33) (Ve rabbi Yusuf’un duasını kabul buyurmuş, Yusuf Peygamber yıllarca zindanda kalmıştır)

Allah’ın bizi bir sıkıntıdan/beladan/tehlikeden kurtarmasını isterken NEDEN -o an bize daha az acı verici gözüken- başka bir sıkıntılı halî tercih ediyoruz… Neden sadece güzellik isteyemiyoruz; yoksa kendimizi -artık her nedense- kusursuz bir hayata layık göremiyor muyuz; derinlerimiz, halâ acı çekerek karanlıklarını mı yok etmek istiyor?

Oysa ki gerek yok; hiç gerek yok daha az kötü (gibi gözüken) bir duruma razı olmaya; Yaradan zaten bizi -kurtaracaksa- kurtarır ki!

21 yorum yapıldı.siz de yorumlayın Eylül 20th, 2008

İddialı Konuşmak

Go get Adobe Flash Player!

(müzik eşliğinde oku: do you)

Öyle biri ile asla evlenmem“, “Ben asla şöyle davranmam” gibi  sözler birer iddiadır ve iddialar, Allah tarafından test edilirler… Bunun yerine dilek ve düşüncelerimizi olumlu veya tarafsız/yargı içermeyen bir şekilde ifade etmeliyiz: “Şöyle biri ile evlenmek isterim“, “şu şekilde davranmak daha uygun ve de doğru!

Böylelikle tabii tutulacağımız sınavda önümüze “istemediğiz” değil “istediğimiz” çıkarılacak ve bizler de seçimimizi, isteğimize uygun olarak önümüze sunulanlar arasından yapma ayrıcalığına ve şansına sahip olacağız..!

Evrensel bir kural bu ve tecrübeler(im)le sabit; isterseniz deneyin..!

Sıradaki Yazı: AbdulSelam’ın sobesine Yanıt: Merhem Kitaplar

6 yorum yapıldı.siz de yorumlayın Eylül 14th, 2008

Next Posts Previous Posts


Takvim

Aralık 2008
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Kas    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Aylara Göre Yazılar

Kategorilere Göre Yazılar



Clicky Web Analytics