Posts filed under 'Güncel'

Doğum Günüm ya da Hesap Vakti

 hesap-vakti1.jpg

Bugün benim doğum günüm/Ne sarhoşum, ne de yastayım/

Ne de bir bar taburesi üstünde /Babamın öldüğü yaştayım/

Bildiğim tüm hayatlar (mı..?) (Evet;) paramparça…

Belki -şu aşamada- kendi hayatım da…

Ama yaşadığım her bir yıkımı, yaptığım ve bana karşı yapılan her bir hatayı bir derse dönüştürebilmiş ve kendi küllerimden yeniden doğmayı başarabilmiş durumdayım… “Hayatta, hatalar yoktur, dersler vardır” sözünün gerçekliğini sembolize eden -canlı- bir abideyim…

Kendimi seviyorum…

Otuz iki yıl önce bugün içine düştüğüm imtihan dünyasını seviyorum… Beni o dünyaya bırakan Yaradanım’ı, doğumuma ve büyümeme aracılık eden anamı seviyorum!
………………………………….
Bambaşka bir doğum günü bu benim için… Bambaşka bir yaşın başlangıcı… Doğum günlerine bakışımın ve doğum günlerini yaşayışımın da (epey) farklılaştığı bir başlangıç…

Bu sefer yanımda biram yok, birama eşlik eden herhangi bir müzik de… Bir eğlence mekanına takılacak ya da dost ve arkadaşlarımı kutlamama davet edecek de değilim… Mum filan da üflemeyi hiç düşünmüyorum…

Sadece, bir hesap günü olarak görüyorum (ve de hep böyle göreceğim) doğum günlerini artık… Oturup, üç boyutlu bir hesaba dalacağım bir gün… Kendimle, çevremle/dünyayla ve Allah ile ilişkilerimdeki geldiğim noktayı, gelişimimi ve/veya gerilememi ortaya koyup ölçeceğim bir gün… Kendimle ve çevremle olan ilişkimi, Allah’ın sınırları çerçevesinde ele alıp değerlendireceğim bir gün…

Ne o..! Çok mu sıkıcı buldunuz..?

Sizi çok iyi anlıyor ve yargılamıyorum… Çok değil, henüz bir yıl kadar önce ben de, içinde “Allah” vb. kavramları barındıran bir kutlamaya kuvvetle muhtemel “ıyyhh!” derdim ve doğum günlerini hep içkili, mumlu-pastalı, sazlı-sözlü şekilde kutlayan bir arkadaşımın/tanıdığımın; artık, doğum günlerini böyle bir içerikle kutlamaya başlamasını -dillendirmesem de- yadırgar ve garipserdim…

Şimdi ise bambaşka bir şekilde görüyor ve değerlendiriyorum her şeyi; -Mümkünse- hayatımı O’na uydurmaya -bu mümkün değilse- O’nu hayatıma giydirmeye çalışıyorum… O’nla nefes alıyor, düşünüyor, O’nla yaşıyorum… O’na göre yaşıyorum… (bu bir tercihtir… bunun dışındaki yaklaşım ve açılımları yargılıyor değilim; lütfen kimse kendini tarafımdan dışlanmış hissetmesin.)

İzninizle; şimdi hesap vakti… Sonrasında ise bol bol şükür, bol bol tevbe, bol bol ibadet ve tefekkür VE beklentilerim için bol bol dua…

***
Ey verdiği dert, ahiret rahatlığından bile hoş olan!

Senden başka başım varsa yok olsun; sensiz varsam yak, yandır varlığımı.

Yarabbi! Sen beni dünyayı istemekten de, ahiret zevkini istemekten de kurtar. Yokluk tacını başıma giydir de, beni manen yücelt. Vuslat hareminde aşk sırrına erdirmekle beni kendine mahrem et. Has kullarının arasına karıştır. Sana doğru gitmeyen yoldan beni geri çevir. Nefsin isteklerinden beni kurtar.
(Mevlana)

11 yorum yapıldı.siz de yorumlayın Mayıs 15th, 2008

Harakiri ve Karbela Kutlamalaları

karbeladakan.jpg           japonintihari.jpg

Japonlar’ın, yöneticilerin işlerinde dönülmez hata yapmaları, yönetilenlerin ise otoriteye saygısızlıklarının ardından ellerine keskin bir alet alarak döndüre döndüre karınlarını deşmeleri, “ne kadar onurlu insanlar… işlerini yapamadıkları, bir kusurları olduğu zaman babalar gibi intihar ediyorlar” şeklinde güzel güzel ve hatta yapılan hareket göklere çıkarılacak şekilde yorumlanırken, Hz. Hüseyin’in Karbela’da katledilişinin yıl dönümü olan 10 Muharrem’de yapılan kutlamalarda takipçilerinin kendilerini (resimdeki gibi) kan içinde bırakmaları neden kınanıyor, ayıplanıyor!

İntihar (gibi büyük bir günah) yüceltilirken, neden (belli bir amaç uğruna olan) “kendi bedenini yaralama”, yerin dibine batırılmaya çalışılıyor…

Hayır yani, ben Karbela Kutlamaları’nın  şeklini savunuyor değilim ama bu tür olayları kınayıp da, bir tür Japon intihar yöntemi olan, harakiriyi ayyuka çıkaranların düştüğü çelişkiye akıl erdiremiyorum!

Bu yüzden bu tür dini ritüelleri kınayanları (bknz. bir örnek) samimi bulmuyor; yaptıklarının, İslamiyet’e duydukları tepkiden kaynaklandığını düşünüyorum!

not: verdiğim örnekte yazı sahibinin harakiri’yi savunuyor olduğu anlamı çıkarılmasın… bunu ben de bilmiyorum… o sadece (bu ciddi ve elemanı çok olan çelişkiye, dini reddeden kimliğiyle -kendisi çelişkinin içinde veya değil-) bir örnek!

4 yorum yapıldı.siz de yorumlayın Ocak 20th, 2008


Takvim

Eylül 2008
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ağu    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930  

Aylara Göre Yazılar

Kategorilere Göre Yazılar



Clicky Web Analytics