Posts filed under 'Ruh Hali'

Go get Adobe Flash Player!
(müzik eşliğinde oku)
Geldim işte… Merhabalar!!!
Geçmişi yok sayma anlayışı ile değil ama geçmişin çıkarımlarının üzerine kurulu yepyeni bir evden, çevreden ve yepyeni, sapasağlam bir pencereden merhabalar!!!
Aradığımız her şeyi bulduk burada zira henüz ev bile aramadan istediğimiz, ihtiyacımız olan her şeyi Allah’a dillendirmiştim; evin hemen yanında kızlarım için bir park, büyük kızım Seçil için yakın bir anaokulu, alışveriş kolaylığı için her türden alışveriş dükkanları, yine anam ve kızlarım için kalorifer ve asansör, çarşıya ulaşım kolaylığı, benim için de kütüphaneli kültür merkezi ve camii…
İstediğim(iz) her şeyi içinde ve çevresinde barındıran bu evi bize lutfettiği için Allah’a minnettarım…
Buradaki yaşamımızın tadı, kokusu ve rengi cidden de bambaşka oldu/olacak öngördüğüm gibi; bambaşka!!! Her şey zaten zordan kolaya doğru hızla evrilirken, bu hız kendi temkinli tarzında daha da artacak inşallah!
İnşallah!!!
Yeniden merhabalar ve de hayırlı Ramazanlar herkese!
Eylül 11th, 2008

Go get Adobe Flash Player!
(Farsça-Persian)
Artık gökyüzünü başka pencereden izleyeceğim; gerimde anıların esintisini hissetmediğim bir evin…
Artık daha bilinçli yaşantılar akacak bu bedenden; daha sağlam, daha inanç ve iman dolu, daha derin…
Artık daha manalı bakacak bu gözler, bu eller daha şefkatli ve duyumsayarak dokunacak emanetler(in)e, bu yürek daha huzur dolu, daha emin…
Artık… Artık rengi ve tadı değişecek her şeyin!
(Bir ay kadar yokum)
Ağustos 8th, 2008

Go get Adobe Flash Player!
Merhametimi ve adaletli yaklaşımımı hep bir zayıflık emaresi olarak algıladın ve zaafiyetime yordun… Verdiklerimi, vermek istediklerimi teptin böylece; daha fazlasını kaybetmemek için daha azına razı olduğum sonucunu çıkardın… Ama samimiydim, son derece samimi; bunu anlayamayacak kadar da mı tanımamıştın beni..?
Belki de haklıydın -gösterdiğim merhamet ve adaleti- zaafiyetime yormakla; zor bir anımızda böyle bir tutum/içerisinde yer almam/sergilemem, duygu ve düşüncelerimdeki samimiyetin ciddiyetine ilişkin herkeste şüphe yaratabilirdi… Bu yüzdendir ki belki de merhameti ve adaleti -senin de içinde yer aldığın meşakkatli zamanlarda- göstermemek gerek başkalarına; çaresiz olduğun ya da daha fazla ziyana uğramamak için yaptığın şeklinde algılanıyor çünkü…
Fakat ne kadar ahlâkî ve hakka uygun; senin, kendi tutum ve stratejine benim -güya- zaafiyetime göre yön vermen…
Gerçi her zaman “duruma göre hareket eden” veya senin deyişinle “davula göre meçik vuran” bir yapıdaydın… Buna şaşırmamam gerek ama şaşırıyorum işte… Onca yılın ve yaşanmışlığın ardına “stratejik davranmana” şaşırıyor ve üzülüyorum; “hiç mi değeri yoktu o yılların” diyorum gözlerim nemlenerek…
Artık tümüyle bir kenara bıraktım seni düşünmeyi… Allah’ın adaletine ve merhametine teslim ettim her şeyi…
Hem biliyor musun; belki de sen değildin bu süreçteki fedakârlıklarımı reddeden; Allah idi diye düşünüyorum… Benim tam bir ihlasla sunduklarımı senin zaafiyet olarak görmeni ve buna göre hareket edecek olmanı bilen Allah, seni şaşırtarak engel oldu vermek istediklerime; bunu hak etmiyordun -belki de- O’nun gözünde ve bozuk niyetinle kurbanı oldun kendinin, kendi ellerinin… Zulmettin kendine belki!
Belki…
Belki de…
Göreceğiz!
—————————
Ademoğlu’nun taşıdığı -sınırlı ve ufku dar- merhamet, maraz doğurur çoğunlukla… Oysa ki; geçmiş, şimdi ve geleceğe aynı anda hakim olan ve sinelerin özünü bilen hikmetli Allah’ın merhameti çok daha gerçekçi ve daha hayırlıdır…!
Kim bilir belki de merhamet etmeye hiç cüret etmemek, bu işi tamamıyla Yaradan’a bırakmak yahut merhamet etmeyi karşı tarafın “merhamet isteğine” bağlamak gerek…
not:tatil devam ediyor… teşekkür ederim ilginize..!
Temmuz 15th, 2008
Next Posts
Previous Posts