Çocuklarda Paylaşma Sorunu
Nisan 22nd, 2007
Yazının Yer Aldığı Kategori: Çocuk Eğitimi

Anne-babaların peş peşe iki çocuk dünyaya getirmelerinin/getirmek istemelerinin çeşitli sebepleri vardır;
“Birlikte büyüsün, birbirlerine arkadaş olsunlar!”
“Birinin giydiğini öbürü de giysin!”
“Zaten başka çocuk düşünmüyoruz; yıllar sonra yeniden uğraşmak zorunda kalmayalım rahata alışmışken!”
“Büyük, küçüğe koruyuculuk ve öğretmenlik yapsın!”
“Paylaşmayı öğrensinler!”
………………………………………….
Hoş ve mantıklı nedenler!
Ama bu nedenlerden “paylaşma” konusunda yaşanması muhtemel sorunlar, ikinci çocuğun dünyaya gelmesiyle ortadan kalkmamakta, hatta büyük çocuktaki paylaşamama sorunu daha bir derinlik kazanmaktadır…
Bunun nedeni de, çocukların paylaşmaya eğilimli olmamasından çok, ebeveynlerin, özellikle büyük olana, “O küçük, kardeşin o senin; ver hadi elindekini yavrum!” şeklinde sarfettikleri ısrarlı tümcede ifadesini bulan tutumdur…
Paylaşmada esas olan gönüllülüktür ve paylaşım olacaksa bu, doğal bir şekilde olmalıdır…
Çocuğu, “O senin kardeşin, elindekileri kardeşinle paylaşmalısın!” gibi ısrarlı bir yaklaşımla paylaşmaya çağırmak/zorlamak ancak, çocuğun paylaşmaktan ve kardeşinden nefret etmesine yol açar…
………………………………………
Duygularıyla, anne-babasının kendisinden istediği ve yapılması gereken şey olarak gösterdikleri davranış arasında sıkışan çocuk, yaşadığı/yaşayacağı vicdanî rahatsızlık içerisinde, paylaşma duygusunu özümsemek şöyle dursun, o duygudan ve kardeşinden psikolojik olarak kopacak ve büyük bir depresyona girip; öfke, nefret gibi duyguların içine saplanacaktır…
İşin başında, “paylaşmayı öğrensinler” gerekçesiyle ardarda iki çocuk dünyaya getiren anne-baba, paylaşma olayını doğal akışına ve çocuklar/ın/ın gönlüne bıraksalar, onlar kendiliğinden içselleştireceklerdir bunu zamanla ama; süreci hızlandırma ve sonucu hemen görme kaygılarından olsa gerek, yaptıkları -ve yanlışlığının farkında olmadıkları- müdahale ile, çocuklar üzerinde ciddi hasar/lar/a yol açmaktadırlar…
……………………………………….
İster müdahale olsun ister olmasın, çocuk paylaşmak istemiyorsa bile kesinlikle zorlanmamalı ve çocuktaki paylaşmak istememe davranışı normal karşılanmalıdır…
Bu noktada birçok ebeveyn şöyle diyecektir;
“Ee biz ikinciyi, paylaşmayı öğrensinler diye yaptık ama!”
Bu sözleri, paylaşmaya yanaşmayan çocuk duysa ve düşüncelerini dile getirebilse aynen şunları söyleyecektir;
“Bana nee! Bana mı sordunuz bunu? Bu benim değil, sizin sorununuz! Sorununuzu kendiniz halledin; sırf kardeşim diye paylaşmak mı zorundayım?”
…………………………………………
Yıllar, hatta ömür de sürse çocuğun paylaşmak istememesi; onu, vicdanına yüklenen ifadelerle paylaşmaya davet etmek ve daha da ötesi zorlamak, ayıplamak; yapılabilecek en büyük hatadır…
Masum ve samimi bir teklifte bulunmak, sonra geriye çekilmek yeterli…
Buna rağmen paylaşmak istemiyorsa elindekini, bu doğal kabul edilmeli…
Ne de olsa ikinci bir çocuğun varlığı onun değil, anne-babanın sorunu…
Gönül de onun, mal da…
İster paylaşır, ister paylaşmaz!!
İlgili Sayfalar:
Çocuk Paylaşmayı Nasıl Öğrenir
Çocuklarda Şikayet Etme Sorunu Çocuk ve Oyun
Yazının Yer Aldığı Kategori: Çocuk Eğitimi
8 Yorum Yapıldı Siz de yorumlayın
1. acikdeniz&hellip | Ocak 21st, 2008 at 10:30 pm
Düşüncelerine katılıyorum. Hatta Üstün Dökmen’in Küçük Şeyler2′ de de buna benzer konulara değinmişti. Bir bir arkadaş bir yerde okumuş, bize de anlatmıştı. Çocuğun paylaşma duygusunu kazanması önemli ama sahip olma duygusunu da kazanması gerekir. Özellikle okul öncesi 5-6 yaşları bu duygunun kazanıldığı kritik dönem. Bu dönemde çocuk bu benimdir dediğinde, arkadaşlarıyla kardeşleriyle paylaşmak istemediğinde üzerine gidilmemeli.
Senin de söylediğin gibi çocuğun kardeşine oyuncağını vermek istememesi çok normal bir şey. Olumsuz gibi görünse de çocukla empati kurduğumuzda olması gereken, yaşanması gereken bir süreç. Tabii ilerde paylaşma duygusunu da öğrenecek.Bu da kazanılması gereken bir duygu.
Çocuk sayısı hakkında da tek çocuk olmanın ilerde olumsuzluklara neden olacağı hakkında bir görüş var. Daha bencil oluyorlar.İletişim kurmada yetersiz kalıyorlar diye. Ama net bir bilgim yok bu konuda.
Eline sağlık güzel ve faydalı bir yazı olmuş…
2. abdullahkac&hellip | Ocak 21st, 2008 at 10:31 pm
Evet.
Tam bu noktada anne-babanın çocuğa paylaşmayı da öğretmesi hissettirmesi gerekiyor… Dillendirerek değil hal ile… Yaparak… Paylaşmanın ne kadar huzur verici ve güzel olduğunu enne babasında görmeli çocuk bence…
Sonrasında kendisi yapacaktır zaten…
3. seththeking&hellip | Ocak 21st, 2008 at 10:31 pm
Merhaba
Çocukken hepimiz değil miydik
paylaşmamaya meyilli
ne annemizi paylaşırdık ne babamızı..
oysa kimimizin ya annesi yoktu, ya babası.
ufacık bir selam ile geldim.
4. beyazkedi&hellip | Ocak 21st, 2008 at 10:32 pm
paylaşmak
çocuklara yapılan dayatmalar benim görebildiğim kadarıyla olumsuzlukla sonuçlanıyor.
sanırım bu konularda sabretmeyi bilmek gerekiyor. çocuğun kendi kendisine öğrenmesi daha kalıcı oluyor.
gerçi ben bu konularda bilgili değilim. her ne kadar sürekli çocuklarla oluyorsak ise de yetiştirmek farklı omalı.
5. farmau&hellip | Ocak 21st, 2008 at 10:33 pm
Paylaşımı öğrenmek için buna gerek yok bence ama aralarında çok yaş da olsa ana babalar yine aynı şekilde davranıyor…
6. kiremit&hellip | Ocak 21st, 2008 at 10:33 pm
pay-payda
aslında rol-model olunarak sevdirilse daha iyi.
paylaşmanın güzelliğinin anne babalar kendileri uygulayarak çocuklara örnek olmalılar.
çocuklar büyüklerinde ne görseler alıyorlar.
anlatmayla, ikna etmeye çalışmakla, zorlamayla hiçbir şey olmuyor.
mesela kendisi her fırsatta insanlardan varını yoğunu esirgeyen bir insan, çocuklarına bunu öğretmiş olur.
ne kadar paylaşmakla ilgili tavsiyelerde bulunursa bulunsun çocuk etkilenmeyecektir.
7. mina&hellip | Mart 19th, 2008 at 12:10 pm
ben doðduðumgünden beri hep yalnýz bi çocuktum . oturduðumuz köyde hiç
çocuk yoktu. bir kardesim oldu 3buçuk yaþýndayken ama o da öðretemedi bana paylaþmayý
þimdi üniversite öðrencisiyim.üstelik okul öncesi öðretmeni olacaðým inþallah ama þu var ki
hala öðrenemedim sanki paylaþmak denen duyguyu
bir ödev hazýrlýyorum þimdi
bu yazýya rastladým ve bunlarý yazmak geldi içimden . ödevimin konusu: çocuk ve paylaþmak
sizce 20 yaþýndan sonra öðrenebilir mi insan bu duyguyu?
nihat demirkol: öğrenmenin yaşı yoktur değil mi Mina… sadece yaş ilerledikçe değişen, öğrenmenin süresi ve yöntemi…
ama her ne olursa olsun en başta gerekli olan farkındalık… ve sen de, kendindeki eksikliğin (ya da fazlalığın) farkındasın… cevap vermen gereken tek soru “bunu ne şekilde ve nasıl aşabilirim”. ondan sonrası ise verdiğin cevabı sabırla (ama kendi üzerine de fazla yüklenmeden) uygulamaya düşüyor…
ama bizler bir çaba içine girmesek bile hayat bizim fazlalıklarımızı yontup eksikliklerimizi dolduruyor zaten… sen bu konuda bir şey yapmasan bile hayattın kendisi yapacaktır… ama dersen ki “ben bu işi hayatın ellerine ve zamanına bırakmam, kendim halletmek istiyorum”, o zaman sıva kolları mina
teşekkür ederim yorumun için…
görüşmek dileği ile!
8. harun&hellip | Temmuz 25th, 2008 at 4:15 pm
beni çalıştırıyorlar şikayetimi istiyorum hatta 5yıldan beri çocuk haklalarına baş vuruyorum
Yorum Yazın
İzin Verilen Bazı HTML Kodları:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>
Trackback this post | Subscribe to the comments via RSS Feed