Düşününce…
Nisan 13th, 2007
Yazının Yer Aldığı Kategori: Notlar
Seni İçime Gömdüm/sf. 103/Andrew Jolly/Ayrıntı Yayınevi
“Neden öldürmedin beni?” diye sordu Kabrero düz, anlamsız bir sesle.
“On beş Amerikan sentine patlardın bana. Merminin fiyatı.”
“Ama ateş ettin, neden öldürmedin beni?”
“Söylüyorum ya işte. Zaten ölmek üzere olan bir zavallıya on beş sent niye harcayayım, diye düündüm. Pek perişandın Kabrero. İyi bir av değildin kısacası. Öfkem de yok olmuştu.Uzun bir süre dağdan inmeni gözlemiştik. O kocaman tabutu tek başına taşıyışın, aşağılara inmeye çalışışın hoşuma gitmeye başlamıştı doğrusu! ‘Que bruto’ dedim kendi kendime.(Esaslı bir fasulyeci bu) Bunları düşünüyordum işte; ateş ederken düşünmek iyi değildir, o yüzden vuramadım seni.”
“Öldürebilirdin isteseydin, jandarmaları nasıl öldürdünse”
“Düşünmemeliydim o arada. Hem öfkem yoktu. Halin perişandı; yaralar, sıyrıklar, her yanın kan içinde, gömleksiz, şapkasız, yüzün gözün yanmış, su toplamış: ‘Niye öldüreyim şu zavallı herifi’ diye düşündüm. Sen sen ol, ne adam öldürken düşün ne sevişirken. Yoksa bütün hünerin, keyfin yok olup gider. Mermi yolunu şaşırır. Kadının doyumsuz kalır.”
……………………………………………………………………………………
yaptığımız işlerden zevk almanın ve saklı -veya değil- hünerlerimizi sergilemenin yolu düşünmeden hareket etmekten geçer çoğu zaman. çoğu zaman düşünerek hem keyfimizi taa baştan yok eder hem de verimimizi ve yaratıcılığımızı yok ederiz.
diğer yandan, yapacağımız iyi veya kötü bir eylem öncesinde zihnimizde o eylemin varlığını yadsıyan düşünceler varsa, o eylemi askıya almak ve tereddütsüz bir hale girene kadar beklemek gerek… “öldürmek” gibi kötü bir eylem de olsa gerçekleştireceğimiz şey, yapacaksak tereddütsüz yapmak ve o esnada zihnimizi kurcalayan hiçbir şey bırakmamak gerek; bu, eylem sonrası iç huzurumuz için çok önemlidir.
Yazının Yer Aldığı Kategori: Notlar

4 Yorum Yapıldı Siz de yorumlayın
1. okyanustaruzgar&hellip | Ocak 9th, 2008 at 9:35 pm
hep önemli olmuştur zaten iç huzur
işte bu demedikten sonra yaşananlarının hiç bir işe yaramadığını öğrenmiş bulunmaktayım
ne öldürmenin tadı varmış ne sevmenin…
2. nihatdemirkol&hellip | Ocak 9th, 2008 at 9:36 pm
düşününce… “işte buuu!” lar azalıyor sanki biraz…
“işte buu” dediğim durumları hatırlıyorum da, genellikle doğal yanlarımın eseri olduklarını anlayabiliyorum; düşünmeden ve içimde büyüyüp serpilen, kendime de ifade edemediğim yanlarımın…
belki de bildiklerimizin hep, bizi gizlice yönettiği derinliklerimizde kalmasını sağlamalı ve bilinç düzeyine çıkmasına izin vermemeli… ne zaman ki çıkmasına izin veriyoruz, o zaman doğallıklarını bozuyor ve dışımızdan da yönetilmesine göz yummak zorunda kalıyoruz.
3. isimsiz&hellip | Ocak 9th, 2008 at 9:36 pm
yani o tereddütsüz hiç şüphesiz hale gelene kadarda illaki bi düşünce süzgeçinden geçiyor insan.. her an hereye öylebirden düşünmeden girişimde bulunulmuyordur heralde.. bende hatırlarım ama hiç düşünmeden yapıpta mutlu olduğum şeyler ..yada sonrasında keşke yapmasaydım dediğim.. ikiside var yani..
sevgiyle kalın..
4. zehra&hellip | Ocak 9th, 2008 at 9:37 pm
bence durtuler�m�z tepk�ye donusmeden araya b�r dusunce balonu c�kartmak laz�m k� dogru tepk�y� verel�m cunku durtuler�m�z genelde �lk tepk�de yanl�sa goturuyor
Yorum Yazın
İzin Verilen Bazı HTML Kodları:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>
Trackback this post | Subscribe to the comments via RSS Feed