Merhamet

Temmuz 15th, 2008

Yazının Yer Aldığı Kategori: Ruh Hali

Go get Adobe Flash Player!

Merhametimi ve adaletli yaklaşımımı hep bir zayıflık emaresi olarak algıladın ve zaafiyetime yordun… Verdiklerimi, vermek istediklerimi teptin böylece; daha fazlasını kaybetmemek için daha azına razı olduğum sonucunu çıkardın… Ama samimiydim, son derece samimi; bunu anlayamayacak kadar da mı tanımamıştın beni..?

Belki de haklıydın -gösterdiğim merhamet ve adaleti- zaafiyetime yormakla; zor bir anımızda böyle bir tutum/içerisinde yer almam/sergilemem, duygu ve düşüncelerimdeki samimiyetin ciddiyetine ilişkin herkeste şüphe yaratabilirdi… Bu yüzdendir ki belki de merhameti ve adaleti -senin de içinde yer aldığın meşakkatli zamanlarda- göstermemek gerek başkalarına; çaresiz olduğun ya da daha fazla ziyana uğramamak için yaptığın şeklinde algılanıyor çünkü…

Fakat ne kadar ahlâkî ve hakka uygun; senin, kendi tutum ve stratejine benim -güya- zaafiyetime göre yön vermen…

Gerçi her zaman “duruma göre hareket eden” veya senin deyişinle “davula göre meçik vuran” bir yapıdaydın… Buna şaşırmamam gerek ama şaşırıyorum işte… Onca yılın ve yaşanmışlığın ardına “stratejik davranmana” şaşırıyor ve üzülüyorum; “hiç mi değeri yoktu o yılların” diyorum gözlerim nemlenerek…

Artık tümüyle bir kenara bıraktım seni düşünmeyi… Allah’ın adaletine ve merhametine teslim ettim her şeyi…

Hem biliyor musun; belki de sen değildin bu süreçteki fedakârlıklarımı reddeden; Allah idi diye düşünüyorum… Benim tam bir ihlasla sunduklarımı senin zaafiyet olarak görmeni ve buna göre hareket edecek olmanı bilen Allah, seni şaşırtarak engel oldu vermek istediklerime; bunu hak etmiyordun -belki de- O’nun gözünde ve bozuk niyetinle kurbanı oldun kendinin, kendi ellerinin… Zulmettin kendine belki!

Belki…

Belki de…

Göreceğiz!

—————————

Ademoğlu’nun taşıdığı -sınırlı ve ufku dar- merhamet, maraz doğurur çoğunlukla… Oysa ki; geçmiş, şimdi ve geleceğe aynı anda hakim olan ve sinelerin özünü bilen hikmetli Allah’ın merhameti çok daha gerçekçi ve daha hayırlıdır…!

Kim bilir belki de merhamet etmeye hiç cüret etmemek, bu işi tamamıyla Yaradan’a bırakmak yahut merhamet etmeyi karşı tarafın “merhamet isteğine” bağlamak gerek… 

not:tatil devam ediyor… teşekkür ederim ilginize..!

Yazının Yer Aldığı Kategori: Ruh Hali

7 Yorum Yapıldı Siz de yorumlayın

  • 1. e.d.&hellip  |  Temmuz 16th, 2008 at 1:29 am

    merhabalar nihat bey..


    merhamet isteyen merhameti buluyor galiba.

    kanımca bunun için 3 şart sıralayabiliriz: önce istemek lazım, sonra istemesini bilmek lazım, ve de son olarak haketmek lazım.


    insan hayatı o kadar kısa ki, ve o kadar hızlı geçiyor ki..
    günler bir türlü geçmezken yıllar hayatlar geçiyor adeta (evet, teoman dan esinlendim şimdi). geriye bakmamak, geride çok takılmamak lazım galiba. yaşananlardan dersimizi çıkarabiliyorsak ne ala, çıkaramazsak da yaşamaya devam.

    kişinin hayatı, kendi etrafında dönüyor. birisinin bu hayata çomak sokmasına izin vermek pek akıl karı değil, eğer ısrar ediyorsa da, o çomağı ona karşı kullanmak artık hak oluyor bence :)

    insanın insana gösterebileceği merhamet de nereye kadar ki…


    yazının sonuna koyduğunuz müzik çok hoş olmuş. ama bunu yazıyı okumadan önce görseydim, ve o arka planda çalarken yazıyı okumuş olsaydım daha bi hoş olurdu :)

    nihat demirkol: hoşgeldin Emre…

    Peki madem, müziği yazının en başına koyayım ;) evet, müzik eşliğinde çok daha etkileyici geliyor yazı zira bu müzik eşliğinde yazmıştım (iki ay kadar önce)

  • 2. Ay-sima&hellip  |  Temmuz 16th, 2008 at 5:47 pm

    “Kötülüğü en güzel olanla uzaklaştır; Biz onların nitelendiregeldiklerini en iyi bilenleriz.” (Müminun Suresi, 96)

    İman edenler hayatları boyunca çok farklı karakterde insanlarla karşılaşabilirler, ancak karşılarındaki insanların tavırlarına göre, ahlak anlayışlarını değiştirmezler.

    Müminin, tevazusu, merhametli ve yumuşak başlı tavrı hiçbir zaman değişmez. Kendisine söylenen kötü bir söze bir benzeriyle karşılık vermez. Alay edene alayla, öfkeye öfkeyle cevap vermez. Öfkelenen bir insana karşı sakin ve itidalli olur. Sabreder ve hoşgörülü olur. Kırıcı bir tavra karşılık, o kimseyi yaptığından utandıracak, güzel ahlaka özendirecek bir hoşgörü ve merhamet anlayışıyla hareket eder. Bu, Peygamberimiz (sav)’in de bizlere tavsiye ettiği bir ahlaktır.

    MERHAMET ETMEYENE MERHAMET OLUNMAZ!

  • 3. fz&hellip  |  Temmuz 16th, 2008 at 7:44 pm

    İçim acıyarak okudum… Sevgi hakedene, merhamet hakedene, saygı hakedene, ilgi, hoşgörüvs. hepsi hakedene olabilse keşke… Ama insanın elinde olmuyor vicdan taşıyoruz sonuçta… Umarım sonrasında hayatınız çok güzel olur… Değer- kıymet bilen kişilerle karşılaşmanız ümidiyle(hayatın her alanında…)

  • 4. Kayra&hellip  |  Temmuz 16th, 2008 at 10:17 pm

    Merhamet göstermek erdemdir.Ama hak edene…
    Affeder yumuşarsam tavırlarımda eğer hak ediyorsa affedilmeyi ne kadar üzüldüğümü görür ve bana sevgisini en iyi şekilde ifade etmek ister.Yok eğer hak etmiyorsa, merhameti arsızlığıyla karşılar ve herşey olduğu gibi devam eder.Ben ondan vazgeçmeye karar vediğim güne kadar…
    iyi tatiller.

  • 5. zehra&hellip  |  Temmuz 16th, 2008 at 11:51 pm

    aslında meselede bu merhamet bır cok erdemın baslangıcı bence sayet merhametını yıtırmısse bır ınsan ne yazık kı ıyı ınsa onmanın anahtarınıda kaybetmıs oluyor cunku bır cok guzellık ve ıyıylık merhametten gecıyor

  • 6. yansma&hellip  |  Temmuz 17th, 2008 at 2:09 pm

    Merhamet etmeyene merhamet edilmez derler ama sizinki merhametinizin kurbanı olmak sanırım,ama bir de şöyle düşünmek var,sonuçta merhameti kime yaptığınızdan çok niye yaptığınız önemli,eğer Allah’ın rızasını gözeterek sırf O’nun memnuniyetini kazanmak için başkalarını memnun etmekse amaç,bırakın nasıl yorarlarsa yorsunlar..
    kaybeden siz değil karşı taraf olur..
    selametle..

  • 7. Berceste&hellip  |  Temmuz 20th, 2008 at 11:03 pm

    Merhametli yorumlar görüyorum… :)

Yorum Yazın

Gerekli

Gerekli, Gizlenecek

İzin Verilen Bazı HTML Kodları:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Yazı Takvimi

Kasım 2008
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Eki    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Son Yazılar

Yazı Takibi
E-Mail Adresini Gir:

Delivered by FeedBurner



Clicky Web Analytics