Sadece İnan

Haziran 9th, 2008

Yazının Yer Aldığı Kategori: Ruh Hali

Sonucu baştan görmek ve gittiğin yolun doğru yol olduğuna ilişkin mantıklı açıklama ve açılımları öğrenmek mi zorundasın..?

Güven…

Sadece güven ve inan…

Karanlığı dağıtan ve önüne istediğin yaşamın kapılarını aralayacak olan anahtarlar bunlar: güvenmek ve inanmak..!

Bırak eleştiriyi, sorgulamayı; bırak mantık aramayı, bırak anlamaya çalışmayı; sadece teslim ol ve yürü..!

Alışılmış bir yöntem olmasa da bu yaptığın, hislerine ve derinlerindeki iç sese kulak vermek ve, sadece inanarak ve güvenerek ilerlemek zorundasın…

Başladın artık yürümeye; yok geri dönüşü…

Kolay gelsin..!

Yazının Yer Aldığı Kategori: Ruh Hali

5 Yorum Yapıldı Siz de yorumlayın

  • 1. Kayra&hellip  |  Haziran 9th, 2008 at 9:54 pm

    Sanırım bu yazınızdan kendime büyükçe bir pay/dilim almalıyım. :)

    Kendime güvenmeli ve inanmalıyım.
    Artık anladım ki inancım varsa ben de varım.

    nihat demirkol: :)

    hoşsun; güldürdün beni… :)

    evet kayra; sadece inanarak her şeye sahip olabileceğimize inanmak zorundayız… buna inanıyor ve bu yöntemle hareket ediyorum artık… hep de böyle hareket edeceğim: inanarak!

  • 2. farmau&hellip  |  Haziran 9th, 2008 at 10:16 pm

    Merhaba;
    Kendine güvenmek çok önemli ,özgüven ve ego eğer onu iyi yönde beslersen seni istediğin yerlere getiriyor. Tıpkı eşeğini sağlam kazığa bağla gerisini Allaha bırak atasözü gibi. Önce içerik olarak beslenen benlik sonra teslimiyet olmalı diye düşünüyorum.

    İyi çalışmalar…

    nihat demirkol: ya görünen umutların tükendiği ve beslenen içeriğin kaybolur olduğu gibi bir anda farmau? yani (kendim için söylemiyorum ama) elindeki, seni sonuca ulaştıracak sebeplerin, ortadan kalktığı bir anda..! kendi sebeplerini yaratması ve sebeplerin ötesinde bir yol sunması için umut beslemek, inanmak… elinde hiçbir şey yokken, yine de olacağına inanmak! Ve olmuş, sana sunulmuş, istediğine ulaşmış varsayarak kendini hareket etmek..

  • 3. safak&hellip  |  Haziran 10th, 2008 at 1:45 am

    Kimse Hakk’ı bilmez
    Onu sen sende ara
    O senden ayrı olmaz

    Az önce okumuştum bu dizeleri, aklıma geldi Yunus ne de sade ve doğru anlatmış dimi. Ama o us’u yunmuş yunus olmuş, herkes aklındakileri yunabilir mi, bunun için kendini kaybetmek mi yoksa bulmak mı gerek, bulduk diyelik kendimiz olduğunu nerden bileceğiz! insan neye inanacağını şaşırıyor ;)

    nihat demirkol: içindekileri yunabilmen için şafak, büyük bir acı yaşaman gerekiyor… büyük acılar ki bu da bir yerde kendini kaybetmen anlamana da geliyor… insanın sadece ussal süreçlerini devreye sokarak, gerçek benliğine ulaşması imkansız… okuyarak ve sohbetlerle de zor farketmesi; okuduklarının ve sözlerin, içinde güçlü bir bağlantı olışturabilmesi ve sende anlam kazanabilmesi için, yaşanmışlıklar gerekiyor… bu şart… gözlemlerinle de ilişkilendirebilirsin bilgece sözleri ama yaşanmışlıkların yerini tutmaz bu yine de…

    bulduğumuzun gerçek benliğimiz olduğunu nasıl mı bileceğiz; bunun cevabını gerçek benliğimizi bulma yolunda git gide güçlenen hislerimiz ve (yeni) benliğimizin içinde beliren bilgece ses verecek… bunu biliyor ve yaşıyorum!

    teşekkürler!!!

    (bu arada şafak, kimsin, neyin nesisin..? :) bu ikinci yorumun oluyor… seni tanımak istiyorum)

  • 4. beyazgelinciik&hellip  |  Haziran 11th, 2008 at 4:32 pm

    merhabalar… inanmak ve güvenmek.. iki temel kaynak bizi aradıklarımıza gerçeğe doğruya sevkedicek..
    her şeyi sorgulamaktansa inanmayı tercih etmek bazen daha iyi sonuçlar bırakacaktır elimize dimi..
    özellikle de Yaradan ‘a inanıp güvenmek…
    hikmetinden sual olunmaz.. bazı şeyler vardır ki aklımız bir noktada tıkanır kalır algılamakta onun nasıl olabileceğini görüp anlamakta güçlük çekebiliriz ki zaman zaman elbette oluyordur.. ama inanç herşeyin önünde .. inanınca yavaş yavaş ta olsa bütün taşlar yerine oturruyor bulmacada kendi yerini buluyor sözcükler.. böylesi bi noktaya çektim ama içimden öyle geldi :)

    nihat demirkol: (daha çok) inanarak yaşamak gerektiğinin önemini ve gerekliliğini hem hislerimin hem de tecrübelerimin ışığında çok iyi anlamış durumdayım… hedeflerimize doğru yürürken Yaradan’a sığınıp, ondan yardım istemek ve onun bize yardım edeceğine mutlak şekilde inanmak ve (sanki isteklerimiz kabul edilmiş gibi) hareket etmek gerek…. böyle hareket etmekle de neler yapabileceğimizi ve ne olduğumuzu kendimize, çevremize ve Yaradan’a göstermiş oluyoruz… böylelikle de Yaradan, isteğimizde ne kadar samimi olduğumuzu görüp, bize istediğimiz sunuyor…

    Çırpınmaya, savaşmaya vs. gerek yok… İste, istediğinin kabul edildiğine (mutlak şekilde)inan ve kabul edilmiş gibi hareket et ve al… ( bu arada isteğinin kabul edilmesine ilişkin Yaradan’ın sana yüklediği sorumlulukları yerine getir…)

    Teşekkürler beyazgelinciik!

  • 5. Arzu-hal&hellip  |  Haziran 13th, 2008 at 12:03 pm

    Bu sizin için çok zor olsa gerek.
    Kolay gelsin.
    :-)

Yorum Yazın

Gerekli

Gerekli, Gizlenecek

İzin Verilen Bazı HTML Kodları:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Yazı Takvimi

Kasım 2008
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Eki    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Son Yazılar

Yazı Takibi
E-Mail Adresini Gir:

Delivered by FeedBurner



Clicky Web Analytics