Sevginin Ürkütücülüğü

Nisan 13th, 2007

Yazının Yer Aldığı Kategori: Notlar

sevgininurkutuculugu.jpg

Seni İçime Gömdüm /sf. 102 prgrf. 2 / Andrew Jolly/Ayrıntı Yayınevi

“İhtiyar rahip korkmuştu, evet. Perdelerin arkasından, kapıları aralayarak onları gözleyen öbür kasabalılar da korkmuşlardı, ağabeyi, yengesi Martha’da; önceleri o küçük orospu bile korkmuştu. Ardından sürüklediği ceset yüzünden değildi bu korku; bu aşk, onların tümünü gereksizleştirmişti gözünde, öyle ki, kendisi ile sevgilisi dışında kalan hiçbir şeyden sorumluluk duymayan birinin gururuyla, küçümser tavrıyla aralarında dolaşmıştı; bu yüzden korkmuşlardı ya. Eline tüfeğini alıp, fişeklikleri göğsüne çaprazlamasına asıp atını üstlerine sürse, kasabanın sokaklarında ölüm saçarak, önüne geleni yağmalayarak, yakıp yıkarak dolaşsa, kasabayı yerle bir etse bile gözlerinden okunan bu sevginin ürküttüğü kadar ürkütemezdi onları.”

konuyla ilgili kendi düşüncelerimi yorum olarak ekleyeceğim… on yıl aradan sonra ikinci defa ama daha büyük bir zevkle okuduğum bu kitaptan etkilendiğim kısımları burda sizlerle, parça parça paylaşmayı düşünüyorum.

Yazının Yer Aldığı Kategori: Notlar

9 Yorum Yapıldı Siz de yorumlayın

  • 1. ciiyuww&hellip  |  Ocak 9th, 2008 at 9:17 pm

    insanları korkutan sevgi değildir belki… sevgiden korkmaz içinde sevgiyi barındırabilen…

  • 2. nihatdemirkol&hellip  |  Ocak 9th, 2008 at 9:17 pm

    eğer duyduğumuz ve yaşadığımız sevgi kabul gören bir sevgi değilse (ki bu kitabın kahramanı meksikalı kabrero bir kızılderili kadını seviyordu ve bu da ne ailesi, ne de içinde yaşadığı toplumca onaylanıyordu)ve buna rağmen sevgimizi yaşamayı, sevgilimizi seçmişsek, o zaman her şey gereksizleşir gözümüzde; tüm normlar, insanlar, dostluklarımız, inançlar vs.

    sevgimizin kabul görmemesi ile birlikte her şey değersizleşir gözümüzde, sahip olduğumuz her şeyi bir tarafa iteriz kolayca sevgimizin şiddeti ile doğru orantılı olarak…

    bu, sevgisinden başka hiçbir şeyi tanımayan ve sevgisi uğruna her şeyi kolayca bir kenara koyan tutum, başkalarını (ailemizi, toplumu, arkaaşlarımızı) ürkütür, korkutur… çünkü, kendileri de dahil olmak üzere maddi manevi bütün değerleri (hatta kendi yaşamımızı) yok saymışızdır…

    sevgisi uğruna bunu yapabilen biri, artık herkesin gözünde, kendisine güvenilemeyecek, kendisinden ürkülecek birisidir… sevgisi, sevgilisi, yaşamının merkezinde ve en önemli şeyidir; her şeyde öncelikli olan budur onun için… bunun farkına vardıkları için de ürker insanlar (kabrero’da olduğu gibi)

    şey gibi; bir aileyi en çok korkutacak şey; çocuklarının, onaylamadıkları birini sırılsıklam sevmeleri… eğer ortada sevgi, başka deyişle gönül düşürme varsa, bunun önüne geçmeleri, onun kalbine hükmedip duygularını değiştirmeleri çok zordur… artık o genç, sevgisini yaşamak ve yaşatmak uğruna her şeyi yapar, gözden çıkarır… ailesine duyduğu sevginin, ailesinin kendisine gösterdiği sevgi, bağlılık ve fedakarlığın, o sevgi karşısında artık hiçbir değeri yoktur.

    ve burda anne-babayı saran duygular; endişe, ürperti ve korkudur… böyle hissetmekte de haklıdırlar zira, her şeyi kendine tercih eden bir sevgi vardır ortada (sağlıklı veya sağlıksız)

  • 3. ciiyuww&hellip  |  Ocak 9th, 2008 at 9:18 pm

    bana romatizm akımının etkisinde kalmış bir eser gibi geldi… saf doğru ve yanlş, saf iyi ve kötü…
    gerçek daha karmaşık belki…

  • 4. alpersarı&hellip  |  Ocak 9th, 2008 at 9:19 pm

    aşkın imkansız boyutlarına gerileyen her durumda sevginin insanı ürküten yanları var olagelmiştir hep..
    amacın aşkı karşılamak olduğu zaman dilimlerinde seven sevilene ulaşmak arzusuyla içinde bulunduğu güç durumların kıskacından kurtulmak adına ızdırabın belli kalıplarını sahiplenir..
    bunu varlığının ereklerinden sayan tavrına uygun düşen adımlar da atar bu çıkmazda..
    çektiği acının gerekli olduğuna inancı onu bedbin bir halete de sürükler yaşamı boyu..
    toplumun onayından geçemeyen bu tür ilişki formları da sevginin ürküten boyutarını gözler önüne sermek adına bizlere kritik örnekler sunar..
    paylaşımın için teşekkürler..
    hoşça bak zatına..

  • 5. nihatdemirkol&hellip  |  Ocak 9th, 2008 at 9:19 pm

    CİİYUWW:

    evet, kitabı bu şekilde düşünerek okumadığımdan, hiç aklıma gelmemişti. sen romantik akıma vurgu yapınca aklıma, romantik akımın en önemli temsilcisi victor hugo’nun sefilleri ve sefiller’deki, çocuklarının karnını doyurabilmek için altın dişlerini söktürüp satan (adını hatırlamıyorum) kadın geldi aklıma…

    bu öykünün kahramanı kabrero’da tam romantik eserlerdeki kahramanların yapısında. kısaca anlatmak istiyorum izninle:

    kabrero kızılderili kadına aşık olur ve onu ailesinden ister. kızın ailesi böyle bir evlenmeyi ailesinin ve içinde yaşayacağı toplumun kabul etmeyebeileceğini, bu yüzden ailesine bu konuda danışıp danışmadığını sorar.. kabrero bunun hiç önemli olmadığını, onlar hayır da dese evlenmek istediğini söyler. buna rağmen ailesine ve kasabanın rahibine danışır. ailesinin ve özellikle rahibin bu konudaki itirazlarını yansıtan sözler gerçekten okunmaya değer şeyler…

    ve kimseden onay alamaz ama kadınla evlenir. kasabalı onu aralarında görmek istemez ve o da karısı ile birlikte, dağ başında bir kulübede yaşamaya başlar. bu böyle tam iki yıl sürer… bu iki yıl boyunca gerçekten mutlu bir yaşam sürerler takii karısı bu dünyaya veda edene kadar…

    zaten öykü, karısının ölümü ile başlamıştır ve yukarda anlattıklarım, yazarın geriye dönerek verdiği bilgilerdir..

    asıl ve daha bir iç burkan “romanttik akış”, bundan sonra başlayacaktır.

    GERİSİNİ ANLATMAYAYIM, EN İYİSİ BU KİTABI EDİNİN… (gerçekten okunmaya değer)

    teşekkürler!

    ALPERSARI:

    her zaman olduğu gibi yine içeriği, kendi özgün ifadelerinle, dağarcığındaki bilgilerle ve anlayışını da katarak çok güzel özetlemişin…

    çok teşekkür ederim…

    artık seninle özdeşleştirdiğim ve yorumlarının sonuna eklediğin o güzel söz için de bilmukabele.

  • 6. aybikeceylan&hellip  |  Ocak 9th, 2008 at 9:20 pm

    Sevgili Nihat,

    Ben bu kitabi gercekten merak ettim, gelen olursa buralara isteyecegim. Paylastigin icin tesekkurler.

    Guzel gunler diliyorum, saglikla…

  • 7. nihatdemirkol&hellip  |  Ocak 9th, 2008 at 9:20 pm

    “seni içime gömdüm”, kitapyurdu, ideefixe gibi ünlü ve güvenilir alışveriş sitelerinde bulunuyor… aşağıya linklerini atıyorum kitabın yer aldığı sayfaların; internetten alışverişe soğuk bakmıyorsanız, edinebilirsiniz…

    ve evet… harika ve her okunuşta yeni bir şeyler yakalayabileceğiniz bir öykü… sıradan bir konu, çok çarpıcı bir üslup ve anlatımla ele alınmış.

    teşekkürler!

    http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=39244&sa=30731583

    http://www.ideefixe.com/Kitap/tanim.asp?sid=SBJYUXDP2S8EOQYOLDOQ

  • 8. aybikeceylan&hellip  |  Ocak 9th, 2008 at 9:21 pm

    Cok tesekkur ediyorum ilgine, sagol.
    Ailene ve tatli kizlarina sevgiler

  • 9. acikdeniz&hellip  |  Ocak 9th, 2008 at 9:21 pm

    Sevgi de demekki ki ürkütücü olabiliyormuş. Kitabı okumadım. Ama okumak gerekiyor sanırım.. Kitap fuarı bekle benii :)
    Bugün Bedri Rahmi’yi işledik okulda. Onun bir şiiri vardı. Sevgiyle ilgili onu da ekleyeyim:
    GİTTİ GİDECEK
    Sevmek
    Güzel meslek
    Ama zor
    Can dayanıyor
    Dayanmasına
    Ama yürek
    Gitti gidecek

    Gönlünce….

Yorum Yazın

Gerekli

Gerekli, Gizlenecek

İzin Verilen Bazı HTML Kodları:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Yazı Takvimi

Kasım 2008
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Eki    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Son Yazılar

Yazı Takibi
E-Mail Adresini Gir:

Delivered by FeedBurner



Clicky Web Analytics