Yanlış Açılar ve Dindar Kadınlar
Nisan 12th, 2007
Yazının Yer Aldığı Kategori: Notlar

Özellikle son on yıldır yaşanmakta olan laik-dindar kadın kutupsallaşma-sında, her iki taraf da kendi toplumsal projelerini üretememe noktasında zarar gördü ve görmeye devam ediyor. Laik kanadın içinde yer alan kadınlar, kendi toplumsal projelerini üretmek yerine; müslüman kadınların kamusal alanda yer almamaları gerektiğine dair zaman zaman kendi söylemleriyle(kadın hakları) ters düşen açıklamalar yaparak, “erkek otoritesini pekiştirdiğini söyledikleri” Cumhuriyet ilkelerinin en hararetli savunucusu oldular.
Diğer taraftan dindar kadınlar da, laikler tarafından kendilerine yöneltilmiş eleştirileri sürekli değilleme yoluna giderek, bağımsız proje üretmekten yoksun kaldılar. Bu yoksunluktan dolayı, kamuoyu dindar kadınların ne yapmak istediğini net olarak öğrenemedi. Esasen, dindar kadınların önemli bir kısmı da, ilkeleri belirlenmiş bir dünya tasavvurunun(malesef) taşıyıcısı değildir. Pek çok dindar kadın kendi durumunu; “başörtülülerin de horlanmadan kamusal alanda yer alması” noktasında idrak etmektedir.
Kendini bu noktada idrak ediş, laik söylem tarafından yöneltilen eleştirileri, değilleme yoluyla reddediş noktasında tıkanmaktadır.
p(laikler): Müslüman kadınlar hür değildir, erkeklerin baskısı altındadır.
p)müslümanlar): Müslüman kadınlar hürdür. Müslüman erkek, müslüman kadınların hayatına karışmaz.
P’nin değillenmiş mantığı karşı tarafın tahrikleri sonucunda gittikçe daha fazla içselleşme sürecine tabii tutulmaktadır. Laikler, olumsuz özelliklerle yüklü standart müslüman kadın ve standart müslüman erkek tiplemesi çizerken; müslümanlar da bu olumsuz tiplemeye adeta mükemmel bir prototiple karşı koyma gayreti göstermektedir. Fakat buradaki “mükemmel” karşı tarafın mükemmel anlayışına uygun şekilde tanımlanmaya çalışılmakta ve dolayısıyla bu tanım, bünyesinde bir takım çelişkiler barındırmaktadır. Ne var ki, bu çelişkiler üzerinde yoğunlaşılmadığı için karşı tarafın “yine mi takiyye” suçlamasına maruz kalınmaktadır.
Mesela dindar kadınlar, laikler, onların kamusal alanda yer almalarını istemedikleri için; nasıl ve ne şekilde olursa olsun kamusal alanda yer alınması gerektiği şeklinde hatalı bir tavrı benimsemektedirler. Rejimin şekilci dayatması, müslümanların da şekil içine hapsolarak, ilkeleri konuşmalarını engellemektedir. Bu noktada ilkeler üzerinde derinleşilmesi yerine, dindar erkekler tarasından kaleme alınmış dindar kadınları suçlayan, toptancı yaklaşımlar gündeme gelmektedir.
İki tarafın da aynı düzleştirici mantıktan yola çıkması, sosyal hayattaki diyalog ve etkileşim imkanlarını ortadan kaldırdığı kadar, her iki camianın kendisine de doğrudan zarar vermektedir. Bütün laikler ve bütün müslümanlar bir an için karşı tarafın hiçbir taarruzu olmadığını düşünerek kendi toplumsal projelerini üretmek zorundadır. Bu, düşünüldüğü zaman görülecektir ki, esasen kutuplaşma iki tarafın farklı toplumsal projeleri olduğu için değil; iki tarafın da “henüz” bir toplumsal proje geliştirememesinin verdiği ezklikten kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla taraflar birbirlerini, kendilerinde varolan projeler için ikna etmek üzere mücadele etmek yerine; projelerin varolmadığının anlaşılmasını engellemek üzere kutupsallaşma içine girmektedirler.
………………..
Fatma K. Barbarosoğlu—->İmaj ve Takva adlı kitabından alıntıdır (sf. 142-143)
Yazının Yer Aldığı Kategori: Notlar
10 Yorum Yapıldı Siz de yorumlayın
1. Handeelibir&hellip | Ocak 9th, 2008 at 9:06 pm
1-Bloağa yeni bir yazı eklemiş olmam,

Hemen gidip okumalı
2-İçmek, dudak ve çene kaslarımın gerilemsinin yarattığı zevk :=)
Ne içtiğine bağlı
3-Yorucu geçmeyen ve verimli sayılabilecek bir iş günü,
Ohh ohh Allah devamına erdirsin..
4-Küs biriyle barışmam ve evimi ziyaret etmesi,
İşte buna içilir!
5-Küçük kızımın uyanır ıyanmaz üzerime atlaması ve sımsıkı sarılması bana,
Bundan daha büyük mutluluk olabilir mi? Bana da bana da yaaa. Geç kaldın Hnde geç kızım
6-Alison Crouse’den harika bir müzik eşliğinde h@nde’ye yazılan bir yorum!
Ehh, bana da teşekkür etmek düşüyor….
2. False&hellip | Ocak 9th, 2008 at 9:06 pm
öncelikle ; handeye
zamanı harcamak için önce ileriyi görmek lazım.. ileri derken ilericilik değil tabii ki
neyse ..
yazına istinaden degirmenlerekarsi ; (hala ismini bahşetmedin)
neden din ve yaşam (insan ve özgür düşünce) neden bu kadar yobazlaşması gerekir insanın ki değeler göz önünde bulundurulursa. din ruhani bir ayrımdr.. yaşam ise genel sorun.. lütfen!. inanç ve itikat ile siyaseti birbirine karıştırmayalım..
bizler birşeylere inanırız.. herşeye belki de hiçbirşeye.. ama inanırız.. boşverin bu kisvesiliği..
sevgiler sunuyorum hiç anlaşılmayacak cümlelerimin karşılığında. saygılar da ayrıca..
din..
ve özellikle islam kavramı.. yapmayın bunu.. neden hiç kimse hristiyanlığı tartışmıyor.
hadi tartışalım.. Başlayalım..
neden bizler vaftizle beraber şarap’ı gündelik hayatımıza katmıyoruz.. ( ben hariç:) )
bi kere laiklik yoktur.. bunu görmek için at gözlüğüne gerek yok..
sosyalizmde yoktur ki olsa din söylemleri olmazdı..
bir şey vardır..
bizler aldatılıyoruz. bunu görmezden gelmek, savunmaktır.
üzgünüm..

bizler birer aptalız..
3. hayatguzeldirr&hellip | Ocak 9th, 2008 at 9:07 pm
”Bütün laikler ve bütün müslümanlar bir an için karşı tarafın hiç bir taaruzu olmadığını düşünerek kendi toplumsal projelerini üretmek zorundadır”
bu cümle bana göre herşeyi açıklıyor .
4. tilsimlikedi&hellip | Ocak 9th, 2008 at 9:07 pm
Bireylerin laikliği sözkonusu olamaz, devletler laiktir.
5. degirmenlerekarsi&hellip | Ocak 9th, 2008 at 9:08 pm
cevap
doğru kedicik… kedi yine doğru tele bastı:=))
Ama Laik devlet düzenini savunanlara ne dicez bu durumda… Laikler herhalde!!!
6. hbasak&hellip | Ocak 9th, 2008 at 9:09 pm
Karaosmanoğlu
“Toplumsal proje üretme başarısızlığı”, “şekilcilik içinde hapsolma” konuslarında Karaosmanoğlu’na katlılıyorum. Ama benbambaşka kaleme alırdım:) En başta laik-dindar kadın kutuplaşması demezdim. Meselenin kadınlararasında bir kutuplaşma gibi algılanmasına yol açıyor ama aslında erkeklerin, kadınların arkasına saklanarak kutuplaşması söz konusu bence. Bir de bu kadar kesin bir ayrım, “laik kadınlar” “dindar kadınlar” diye iki homojen grup var mı gerçekten? Yok valla.
Yazıyı paylaştığınız için teşekkürler. Okunası bir kitaba benziyor.
7. Becauseofyou&hellip | Ocak 9th, 2008 at 9:09 pm
kime ne???
Birincisi şunu anlamıyorum;
bir kadını sadece taktıgı başortusu mu dindar yapar?
Acık bir kadın dindar olamaz mı?yahut dini vecibelerini yerine getirmiyor mu?
Dindar kadınLarın ya da dindarların şekilcilige hapsolduguna dokundurmus yazar;ya bu sekilciligi kafasına takanlara ne demeli?
Yani kardeşim zorLa değil ya ben basımı ortuyorsam onu secmişimdir kim nasıl karisabilir ki?
LaikLik yok tr de.Oysaki laiklik din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır.Hani nerde?Devlet dine karişmiyor mu???karışmıyorsa uni lerdeki basortu yasagını nasıl acıklıcaz??
LaikLik diLde kaLıyor her zaman.Cok ateşLi savunanLar var ama boyLe bir şey yok.
Kızıyorum bu tür poLemikLeri kaLeme aLan yazarLara ( sen ustune aLınma abi
)
Kimse mevLana feLsefesini sindirememiş icine.
“GeL “diyor “ne oLursan ol yine gel”
Şimdiki insanLar da ne diyor biliyor musun?
“kardeşşş kapalıysan gelme,oyleysen gelme,şoyleysen gelme,cart curt vs vs vs gelme diyor ya!!!
Sekilcilige takılmak en buyuk yanlış.iisteyen dinini istedigi gibi yaşar kime ne!!
8. isimsiz&hellip | Ocak 9th, 2008 at 9:10 pm
neden ayrım yapıyosunuz ki?
ne demek bu laik ,müslüman ayrımı anlayamıyorum?
laik olan müslüman olamaz mı yani ?insanlar söylediklerine de yazdıklarına da dikkat etsinler.Ben laik bir insanım cumhuriyet rejimini de niteliklerini de savunuyorum.ayrıca beş vakit namazımı da kılıyorum.Türbanlı da değilim.(türban takmanın yanlış olduğunu düşündüğümden değil,sadece tercih meselesi)Size göre benim kıldığım namaz namaz olmayabilir.Zaten sizin fikriniz de umrumda değil. ALLAH için ibadet ediyorum ben.Gerçekten içten bir şekilde inanıyorsanız laik olanları dinsizlikle suçlamaktan ALLAH a sığınırdınız.Ben türbanlı olanlara geri kafalı ,bağnaz insanlar demiyorum mesela.Çünkü bağnazlık beyinde başlar davranışlarla kendini gösterir.ayrıca müslüman olarak kurulu düzenimizi(yani Cumhuriyet i ve onun niteliklerini korumak da görevimiz olmalı).devletimize de rejimimize de sahip çıkalım.İnsanlar arasında türbanlı türbansız ayrımı yapıp boşu boşuna günaha girmeye hiç niyetim yok benim.Hem ALLAH bozgunculuk yapanları sevmez öyle değil mi???
9. isimsiz&hellip | Ocak 9th, 2008 at 9:10 pm
ön yargı olmasın
ya biraz önce yazdıklarım herkes için geçerli değil tabii
kimsenin kalbini kırmak ,sinirlerini bozmak değil amacım
tek isteğim şu ülkede birbirimiz arasında ayrım yapmadan ,dostça kardeşçe yaşayabilmek ,birbirimize ön yargıyla yaklaşmayalım.Çünkü beyinlerin içindekini de kalplerin içindekini de bilmiyoruz…hakkınızı helal edin
10. incelikler&hellip | Ocak 10th, 2008 at 2:04 pm
Laikliklik ve din (islam) birarada yaşanamaz.Çünkü laikliğin bazı kuralları ,islama ters düşmektedir.Birinden birini seçmek zorundasınız.
Yorum Yazın
İzin Verilen Bazı HTML Kodları:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>
Trackback this post | Subscribe to the comments via RSS Feed